Varis tedavisinde yapılan hatalar: Varis neden yeniden ortaya çıkar?
Varis hastalığı, günümüzde lazer, radyofrekans, köpük tedavisi ve mikrocerrahi yöntemler gibi modern tekniklerle başarıyla tedavi edilebilen bir toplardamar hastalığıdır. Ancak bazı hastalarda tedavi sonrası varislerin tekrar oluştuğu, şikayetlerin tam düzelmediği veya kısa süre içinde yeniden damar belirginleşmesi geliştiği görülebilir.
Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, varis tedavisinde yapılan hatalar ve eksik planlamadır. Varis tedavisi yalnızca görünen damarların ortadan kaldırılması değildir. Başarılı bir tedavi için varisin kaynağı, damar kapakçıklarının durumu, reflünün seviyesi ve derin venöz sistem mutlaka değerlendirilmelidir.
Hastaların sık sorduğu “Varis neden tekrarlar?” sorusunun cevabı çoğu zaman tedavinin eksik yapılması, altta yatan safen ven yetmezliğinin gözden kaçırılması veya işlem sonrası önerilere yeterince uyulmamasıdır.
Aşağıda varis tedavisinde en sık yapılan hataları ve doğru yaklaşımı anlatıyoruz.
1. Doppler Yapılmadan Varis Tedavisi Yapmak
Varis hastalığında en önemli tanı yöntemi renkli Doppler ultrason incelemesidir. Sadece gözle muayene ederek varis tedavisi planlamak eksik ve riskli bir yaklaşımdır.
Doppler ultrason ile:
- Damar kapakçıklarının durumu
- Kanın geri kaçışı, yani venöz reflü
- Büyük safen ven, küçük safen ven ve aksesuar damarlar
- Derin toplardamar sistemi
- Daha önce geçirilmiş tromboz bulguları
- Perforan ven yetmezliği
değerlendirilir.
Doppler yapılmadan planlanan tedavilerde varisin gerçek kaynağı tespit edilemeyebilir. Bu durumda sadece görünen damarlar tedavi edilir, ancak alttaki kaçak devam ettiği için varisler zamanla tekrar ortaya çıkar.
2. Sadece Görünen Varisleri Tedavi Etmek
Varis hastalığında hastanın gördüğü damarlar çoğu zaman problemin sonucu, yani dışa yansıyan kısmıdır. Asıl problem daha yukarıda yer alan ana toplardamarlardaki kapakçık yetmezliği olabilir.
Bu nedenle yalnızca cilt altında görünen kıvrımlı damarları tedavi etmek yeterli değildir. Eğer safen ven yetmezliği veya başka bir ana kaçak noktası varsa, görünen damarlar temizlense bile basınç devam eder ve yeni varisler oluşabilir.
Doğru yaklaşım, önce kaçak kaynağını bulmak, sonra buna uygun tedavi planı oluşturmaktır.
3. Safen Ven Yetmezliğini Gözden Kaçırmak
Varis hastalarında en sık yetmezlik görülen damarlar şunlardır:
- Büyük safen ven
- Küçük safen ven
- Aksesuar safen ven
Bu damarlarda kapakçıklar görevini yapamadığında kan aşağı doğru kaçar. Bu durum bacakta basınç artışına, damar genişlemesine, ağrıya, şişliğe ve ilerleyen dönemde cilt değişikliklerine yol açabilir.
Safen ven yetmezliği tedavi edilmeden yapılan yüzeyel işlemler genellikle kalıcı sonuç vermez. Bu nedenle varis tedavisinde yapılan hatalar arasında safen ven yetmezliğini atlamak en önemli nedenlerden biridir.
4. Lazer veya Radyofrekans İşlemini Yanlış Noktadan Başlatmak
Endovenöz lazer veya radyofrekans tedavisinde kateterin damarda yerleştirildiği başlangıç noktası çok önemlidir. İşlem, anatomik olarak doğru seviyeden başlatılmalıdır.
Damarın derin sisteme bağlandığı noktaya fazla yakın işlem yapılması pıhtı riskini artırabilir. Çok aşağıdan başlanması ise yetersiz tedaviye ve reflünün devam etmesine neden olabilir.
Bu nedenle işlem sırasında ultrason eşliğinde doğru seviye belirlenmeli ve tedavi planı hastanın damar anatomisine göre yapılmalıdır.
5. Lazer Enerjisinin Yetersiz Uygulanması
Lazer tedavisinde başarıyı belirleyen faktörlerden biri verilen enerji miktarıdır. Enerji, damar çapına ve damar duvarının yapısına göre ayarlanmalıdır.
Yetersiz enerji uygulanırsa damar tam kapanmayabilir. İlk dönemde başarılı gibi görünen işlem, zamanla damarın yeniden açılmasıyla başarısız hale gelebilir. Bu durum hastada “varisim tekrar etti” algısı oluşturur.
Buna karşılık gereğinden fazla enerji de çevre dokularda ağrı, morluk, sinir irritasyonu veya cilt sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle doz, teknik ve ultrason kontrolü önemlidir.
6. Cilde Çok Yakın Damarları Lazer ile Tedavi Etmek
Bazı hastalarda safen ven veya variköz damarlar cilde çok yakın seyreder. Bu durumda lazer veya radyofrekans uygulaması dikkatli planlanmalıdır.
Cilde çok yakın damarlarda yanlış teknik kullanılırsa:
- Cilt yanığı
- Ciltte renk değişikliği
- Sertlik
- Ağrı
- Sinir irritasyonu
gibi istenmeyen sonuçlar gelişebilir.
Bu hastalarda alternatif tedavi yöntemleri veya kombine yaklaşımlar değerlendirilmelidir.
7. Perforan Ven Yetmezliğini Atlamak
Perforan venler, yüzeyel toplardamar sistemi ile derin toplardamar sistemi arasında bağlantı sağlayan damarlardır. Normalde kanın yüzeyelden derine doğru ilerlemesine yardımcı olurlar.
Ancak perforan venlerde kapakçık yetmezliği gelişirse kan ters yönde kaçar ve yüzeyel damarlarda basınç artar. Bu durum özellikle bacak alt kısmında varislerin tekrarlamasına, cilt koyulaşmasına ve venöz ülser gelişimine katkıda bulunabilir.
Bu nedenle varis tedavisi planlanırken perforan venler de Doppler ultrason ile değerlendirilmelidir.
8. İşlem Sonrası Kompresyon Kullanmamak
Varis tedavisi sonrası kompresyon, yani varis çorabı kullanımı iyileşme sürecini destekleyebilir. Her hasta için süre ve basınç derecesi farklı olabilir; bu nedenle doktor önerisine göre uygulanmalıdır.
Kompresyon tedavisi:
- Ağrıyı azaltabilir
- Morlukları azaltabilir
- Ödemi kontrol etmeye yardımcı olabilir
- Damar iyileşmesini destekleyebilir
- Günlük hayata dönüşü kolaylaştırabilir
Kompresyonun ihmal edilmesi, özellikle yaygın varisleri olan hastalarda iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir.
9. İşlem Sonrası Hareket Etmemek
Varis tedavisi sonrası uzun süre hareketsiz kalmak doğru değildir. Erken yürüyüş, kan dolaşımını destekler ve pıhtı riskinin azaltılmasına yardımcı olur.
Hastalara genellikle işlem sonrası aynı gün yürüyüş önerilir. Ancak ağır egzersiz, sıcak banyo, sauna veya uzun süre ayakta sabit kalma gibi durumlar için hekimin önerdiği süreye dikkat edilmelidir.
Doğru hareket planı, tedavi başarısını ve hasta konforunu artırır.
10. Varis Hastalığını Sadece Kozmetik Bir Problem Olarak Görmek
Varis hastalığı yalnızca estetik bir sorun değildir. Tedavi edilmediğinde kronik venöz yetmezlik tablosuna ilerleyebilir.
İlerlemiş varis hastalığında:
- Bacaklarda şişlik
- Akşam artan ağrı ve ağırlık hissi
- Ciltte kahverengi renk değişikliği
- Deride sertleşme
- Kaşıntı ve egzama benzeri bulgular
- Venöz ülser, yani varis yarası
gelişebilir.
Bu nedenle varis tedavisinde amaç yalnızca damar görüntüsünü düzeltmek değil, toplardamar dolaşımını doğru şekilde değerlendirmek ve hastalığın ilerlemesini önlemektir.
Sonuç
Varis tedavisinde başarı, doğru tanı, doğru teknik ve kişiye özel planlama ile mümkündür. Varis tedavisinde yapılan hatalar, hastalığın tekrar etmesine, tedaviden beklenen faydanın azalmasına ve hastanın yeniden işlem ihtiyacı duymasına neden olabilir.
Başarılı bir varis tedavisi için öncelikle renkli Doppler ultrason ile ayrıntılı değerlendirme yapılmalı, reflünün kaynağı belirlenmeli ve tedavi buna göre planlanmalıdır. Lazer, radyofrekans, köpük tedavisi veya cerrahi seçenekler hastanın damar yapısına göre seçilmelidir.
İzmir’de varis tedavisi hakkında detaylı bilgi için:
https://kadirceviker.com/tedavi-alanlari/varis/
Kaynak:
https://www.nhs.uk/conditions/varicose-veins/
Op. Dr. Kadir Çeviker
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
İzmir